top of page

İlkeler ve Alışkanlıklar

  • Yazarın fotoğrafı: Yıldırım Abdullah Dönmez
    Yıldırım Abdullah Dönmez
  • 1 Şub
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Bir tohum düşer toprağa.Sessizce kök salmaya başlar.Gün gelir bir filiz olur; sonra gövde, sonra meyve...Alışkanlıklar da böyledir.İlk bakışta görünmez.                                                                                                                  Zamanla karakterimizi sarar, yönümüzü çizer.Ne ekersek onu biçer, neye alışırsak ona dönüşürüz.

 

İlkeler ve Alışkanlıklar

Fırtınalarda savrulmamak, hayatın kaçınılmaz değişimlerinde aklımızı ve kalbimizi doğru yolda tutabilmek için sağlam ilkelere ihtiyacımız var. Ancak unutmamalıyız ki bu ilkeleri belirlemek kolaydır, asıl mesele hayatın kırılma anlarında onlara sadık kalacak iradeyi gösterebilmektir.

Bilmek tek başına yeterli değildir; mühim olan bildiklerimizi eyleme dökebilmektir. Bu eylemleri ise yalnızca başlatmak yetmez; onları alışkanlığa dönüştürmek, yaşamın bir parçası haline getirmek gerekir. Kalıcı başarı küçük ama anlamlı adımları özenle ve istikrarla atmaktan doğar. İşte bu disiplinin özüdür; içinde emeği barındırır, sabrı gerektirir ve sonunda hak edilmiş bir zafer sunar.

Çoğu insan erdemli davranışın ne olduğunu bilir; ancak anlık arzular, menfaat hesapları ya da zayıf bir irade doğru olanın önüne set çekebilir. Eğer bu yolda kararlılık göstermezsek öğrendiklerimiz yalnızca zihnimizde bir yük olarak kalır; bizi dönüştürmez, ruhumuza işlemez. Oysa gerçek öğrenme yaşantımıza yansıyan, karakterimize işleyen bilgidir. İyi davranışlar bir kez sergilendiğinde değil, alışkanlık hâline geldiğinde anlam kazanır. Alışkanlıklarımız zamanla karakterimize dönüşür ve bizi biz yapan esas unsurlar hâline gelir. Nitekim Robert Collier’in dediği gibi, “Başarı, her gün tekrarlanan küçük çabaların toplamıdır.”

Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde Allah’ın insanların kalplerini mühürlemesinden, onları saptırmasından ya da hidayete ulaştırmasından bahsedilir. Ancak dikkatle bakıldığında görülür ki; Allah hiç kimseyi sebepsiz yere saptırmaz. Bu ifadeler, kötülükte ısrar edenler için kullanılır. İnsan hangi yöne meylederse, o yönde desteklenir.

Kötülüğü kendine yol edinenler zamanla vicdanlarını kaybeder; onların kalpleri mühürlenir, ruhları karanlığa hapsolur. Sürekli kötülük yapan bir zalim için “Nasıl oluyor da başını yastığa rahat koyabiliyor?” diye sorarız ama bilmeyiz ki vicdanını kaybetmiş bir kalbin sızısı da olmaz. Âl-i İmran Suresi’nin 86. ayetinde de buyurulduğu gibi: “Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.”

İnsan neye alışırsa onu terk etmek istemez. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar şehirler arası yolculuk yaparken uzaktan gördükleri üç beş hanelik köylere bakıp “Burada insan nasıl yaşar?” diye şaşırır. Köy hayatına alışmış bir kişi ise kalabalığın gürültüsüne, şehrin curcunasına maruz kaldığında aynı soruyu sorar. Tıpkı spor yapmaya alışmış biri için koşunun keyif, alışmamış biri içinse zahmet olması gibi… Alışkanlıklarımız hayatımızın yönünü belirler. İşte bu yüzden iyi alışkanlıklar edinmeli, erdemi hayatımıza nakşetmeliyiz.

Alışkanlıklar üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan James Clear’ın Atomik Alışkanlıklar adlı kitabında bahsettiği yöntem bu konuda destekleyici olabilir. Söz konusu yönteme göre alışkanlık haline getirmek istediğimiz davranışlar için şunları yapmalıyız:

1.     Görünür kılmak

Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak istiyorsak mutfağımızdaki sağlıksız atıştırmalıkları ortadan kaldırıp yerine meyve ve kuruyemiş gibi sağlıklı alternatifleri koyabiliriz. Böylece sağlıklı seçenekler her zaman gözümüzün önünde olur ve onları daha sık tüketiriz.

 

 

2.     Cazip kılmak

Egzersiz yapmayı daha çekici hale getirmek için en sevdiğimiz müziği veya podcasti yalnızca spor yaparken dinlemeyi kendimize kural koyabiliriz.

 

3.     Kolaylaştırmak

Daha fazla su içmek istiyorsak her sabah masamıza bir şişe su koyabilir veya gün içinde sık kullandığımız yerlere su şişeleri bırakabiliriz.

Kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorsak kitap okumayı bir çaba gerektiren bir eylem olmaktan çıkarmalıyız. Örneğin çantamıza bir kitap koyarak her boş anımızda kolayca erişebilir hale getirebilir veya okuma süremizi kısa tutarak (günde sadece 5 dakika gibi) alışkanlık oluşturmayı kolaylaştırabiliriz.

 

4.     Tatmin edici kılmak

Günlük yürüyüş yapma alışkanlığı kazanmak istiyorsak her yürüyüşümüzü bir uygulama veya defter aracılığıyla kaydedebilir ve ilerlemenizi gözlemleyebiliriz. Günlük olarak attığınız adımları görmek bu alışkanlığı sürdürmek için motivasyonumuzu arttıracaktır.

 

Kötü bir davranışı bırakmak için ise şunlar destekleyicidir:

1.     Görünmez kılmak

Sosyal medyada fazla vakit harcamayı bırakmak istiyorsak uygulamaları ana ekrandan kaldırabilir veya telefonumuzu başka bir odada bırakabiliriz.

 

2.     İtici kılmak

Telefonla gereğinden fazla vakit geçirmemek için ekran süresi sınırları koyabilir veya en çok zaman harcadığınız uygulamalar için bir şifre belirleyerek her girişimiz için ekstra bir adım ekleyebiliriz. Bu küçük engel telefon kullanımını daha zahmetli hale getirerek bizi caydırabilir.

 

3.     Zorlaştırmak

 Dışarıdan yemek sipariş etmeyi azaltmak için kredi kartı bilgilerimizi yemek siparişi uygulamalarından silebiliriz. Her siparişte tekrar kart bilgisi girme zorunluluğu sipariş vermeyi daha zahmetli hale getirerek bu alışkanlığı sürdürmeyi zorlaştırır.

 

 

 

4.     Tatmin edici olmaktan çıkarmak

Gece geç saatlere kadar telefon kullanma alışkanlığını bırakmak istiyorsak telefonumuzu yatmadan önce başka bir odada şarj edebilir ve yatakta kullanamayacağımız bir hale getirebiliriz. Böylece telefon kullanımı artık bizim için keyifli veya tatmin edici bir deneyim olmaktan çıkar, çünkü onu almak için yataktan kalkmamız gerekir. Bu da alışkanlığı sürdürmeyi zorlaştırır.

***

“Defalarca ne yapıyorsak oyuz. Bu yüzden mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” (Aristoteles)


Yıldırım Abdullah Dönmez



Yorumlar


bottom of page